15 Ekim 2007

Tezkereye Hayır !

Bizler yaşadığımız topraklarda 30 yıldır devam eden savaşa hayır diyen, Türkiye’nin her silah sesiyle biraz daha yaklaştığı olası bir iç savaşın endişesini hisseden, son günlerde ülke gündemini yoğun şekilde meşgul eden ve sınır ötesine bir askeri operasyonun önünü açacak olan tezkerenin kabulünün bu coğrafyada yaşanmış olan acıların artması yolunda ilk adım olacağının kaygısını duyan toplumun çeşitli kesimlerinden insanlarız. Çağrımız savaşı körükleyen her türlü sürece katkıda bulunanlara, ırkçı-şoven adımlarla bu savaşın sürmesine aracı olanlara, bunu meşru zeminlere taşıyanlara karşı, “Tezkereye değil, kardeşliğe destek verelim” çağrısıdır. Çarşamba günü TBMM’de oylanması beklenen tezkereye karşı bir ayağının sokakta, diğer ayağının ise konunun tartışıldığı mecliste olması gereken güçlü bir muhalefetin oluşması için acil bir eylem planına ihtiyaç duyuluyor. Bu eylem planının sokak ayağını örmek/örgütlemek demokratik kitle örgütlerinin, siyasi parti ve oluşumların, sendikaların sorumluluğunda. Tezkereye karşı duruşun meclisteki temsilcileri ise ancak mecliste barışı savunmaktan çekinmeyecek, milliyetçilik, militarizm ve neoliberalizme karşı durabilecek vekiller olabilir. Bu doğrultuda, yurttaşlar olarak bizlerin temsilcilerimizden acil eylem talebini içeren aşağıdaki metni, TBMM’deki Demokratik Toplum Partisi (DTP) grubunda yer alan 20 milletvekili ile Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İstanbul Milletvekili ve Genel Başkanı Ufuk Uras’a iletilmek üzere imzaya açıyoruz:


Sınır ötesi operasyonun gerçekleşebilmesi için çıkarılacak olan tezkere, Bakanlar Kurulu'nda imzalanarak onaylandı. İmzaların ardından hemen meclise gönderilen tezkere 17 Ekim 2007 Çarşamba günü toplanacak olan Meclis Genel Kurulu’nda oylanacak. Mecliste, DTP ve ÖDP dışındaki tüm partilerin tezkereye evet oyu vermesine kesin gözüyle bakılıyor. Tezkereye karşı elbette öncelikle sokakta bir direniş örülmesi, meclis önünün oylama gününde eylem alanına dönüştürülmesi önemli. Ancak eylem alanına dönüştürülmesi gereken sadece meclisin önü değil, meclisin içi de aynı işlevi görmeli. Sokakta tezkereye karşı gösterilecek refleks büyük önem taşısa da, DTP'li 20 vekilin ve Ufuk Uras’ın mecliste yapacağı bir eylem, meclis önünde yüzlerce insanın yapacağı bir eylemden çok daha fazla ses getirebilir. Burjuva basını söz konusu vekilleri görmezden gelmeye çalışacak olsa da, bu türden eylemlerin büyük yankı uyandıracağı, gözleri bu coğrafyaya ve burada yaşanan, yaşanması olası acılara çevireceği açık. Şimdi görev halkların kardeşliğinden yana olan, çeşitli kesimlerden halkların seçtiği temsilcilerinin. Ya parlamentarist bir duruş sergileyip sessizce oylarını kullanacaklar, dayatılan parlamenter kalıplarda hareket edecekler, kürsüden yapacakları birkaç dakikalık konuşmayla yetinecekler, ya da sokağın -maalesef çok cılız çıkan- sesini meclise taşıyarak dünyaya duyuracaklar, sokağın sesi olacaklar, parlamenterlik kalıplarını esnetecek, kıracaklar. Yani sokak eylemliliklerinin benzerlerini Meclis Genel Kurul Salonu’na taşıyarak “içerideki” sesimiz olacaklar. Bu metnin imzacılarına ve söz konusu milletvekillerine çağrımızdır: Bir umudumuz sizde, bin umudumuz sizlerde.


İmzayla Katılımınız İçin Yorum kısmına Ad Soyad ve kentinizi ekleyin. (Önemli not: İmzalarınızın geçerli olabilmesi için yorum bölümündeki yorum yazma penceresinin altında "isimsiz" seçeneğini işaretleyiniz.)